sonra bazen bi ip kopar müjgan.
yüreğin uğuldar ve zaman bi düğüm atar halatına.
boğum sayını yitirirsin bi yaştan sonra.
ah müjgan!
içinde kaybolup gittiğimiz bu gaile geri vermiyor aldıklarını ve biz çoğaldığımızı zannettikçe eksiliyoruz.
gelmeyenlere öfkelenip dönüşü olmayanlara hayıflanıyoruz.
söylenip duruyoruz durmaksızın ne dediğimizi duymadan.
durmak bütün eylemlerden sıyrılmakken biz durduğumuzu zannettiğimiz zamanlar da bile bin bir türlü şeyle meşgul olabiliyoruz.
durmayı bilmiyoruz müjgan,
durmayı!
durup öylece kalmayı...
iç cebinde taşıdığın bi mendil olaydım,
ah ki olaydım göğsünün tam üzerinde
ve sen tam da durduğunda olaydım ben bir mendil göğsünün tam üzerinde
utanırdım tüm seslerden...
bak müjgan
bak ve gör
gör ve bil
bil ve bağışla
dağılan ne varsa uğulduyor şimdi mor, derin bi boşlukta ve uluyor zaman uyuz bi it gibi kulağımında. sen yine atla tüm terminalleri bir bir bilerek kilometreleri ve yitirerek sayıları. kavuşmak dile gelsin avuçlarında, hiç konuşma..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder