5 Mart 2014 Çarşamba

şeffaf eller var müjgan. doğurduklarını görsen ellerinden utanırsın.
şeffaf kalpler de vardır elbet ve şeffaf gözler ama ben en çok ve hep eller diyorum.
ah be müjgan!
bi ev boyamak isterdim sana. bi dua iliştirmek duvara ve ziline dalgaların sesi. ellerimle diktiğim perdelerin arasından bak isterdim yabancısı olduğun yeryüzüne.
haddimi aşıyorum da bazen yine de geri durmuyorum söyleyeceğimden.
bazen de ne halt ettiğimi bilmiyorum ama sol cebimden hiç çıkarmıyorum senin için yapmak istediklerimin listesini.
zaman gelecek değil mi ellerinle birlikte?
beklemelerim bitmez müjgan itin olsun zaman. yalnız bazen en çok da tüm bunlar böyle dolaşıp dururken beynimde eksik kaburgam sızlıyor kendini unuttuğu yerde, sırtım üşüyor bi hayli.
çok geç kalma emi?

4 Mart 2014 Salı

gittiğim yere yağmur sürüklüyorum müjgan, dönünce yakıcı güneş. ben ne zaman birini üstün tutsam bir diğerinden kendimi aldatıyorum. bolca yenilmişlik doluyor göğsüm, ellerim boşluk dokuyor ve bana dönmüyor gün.
ah müjgan!
ne çok birikmişliğim var ve hiç yok mecalim.
tüm umutları karşı kıyıda bıraktım şimdi ve yok hiç köprü.
boğacak bi gün deniz beni.
öperim hüzün bulutlarını damıttığın avuç içlerini...
yağmur öpüyor asfaltı şakağından
benimse ellerim
ah ki ellerim
ellerim dokuyor bi boşluğu